Burada bir hatıramı size anlatmadan geçemeyeceğim. Çünkü beni çok duygulandırıyor bu hatıra. Gerçek bir olay

Hep anlatıyorum, bir daha anlatacağım. Bayatlamayan bir hikaye anlatacağım size. Hep anlatıyorum, duymadıysanız duyun.
Sizi de sanıyorum memnun edecek, duyduğunuz zaman siz de duygulanacaksınız. Bana Almanya'da çalışan bir işçi kardeşim anlatmıştı, kendisinin başından geçen bir olayı, salât ü selâm ile ilgili bir olayı:
Bu işçi kardeşimiz Almanya'da bir fabrikada çalışıyor ve çok çalışkan bir kimse

"--Ben şu aylarda, bir ay izin almak istiyorum!" diyor.
"--Olmaz!" diyor Hans. "O günlerde çok sıkışık durumdayız. Fabrikamızda mutlaka senin bulunman lâzım. Sen de çok önemli bir elemansın. Sana o aylarda müsaade edemem, başka zaman müsaade edeyim, kışın git."
Diyor ki:
"--Hayır! Kışın gidemem izne, bu ayda gitmek zorundayım."
"--O zaman, sana müsaade etmem!" diyor.
"--Müsaade etmezsen, ayrılıp gitmek zorundayım."
"--Ayrılırsan işinden olursun, tazminatından olursun, mahrum kalırsın

"--Mahrum kalsam da gitmek zorundayım."
"--Pekiyi, bu kadar ısrar etmenin sebebi ne?

Söylemek istemiyor tabii

"--Benim dinî görevim var, ben müslümanım. Müslüman olduğum için bu aylarda --belli bir zamandadır hac-- hacca gitmem lâzım! Onun için izin almak zorundayım."
"--Olur. Mâdem öyle, o halde dinî bir görev olduğundan sana izin vereyim. Artık fabrikanın işlerini de ayarlarız, başka birisini çalıştırırız. Sen git!" diyor.
Bizim işçi kardeşimiz hazırlıkları yapmış, kendisinin bana anlattığına göre. Ve vedalaşmak üzere müdürü Hans'ın yanına, patronun yanına girmiş, demiş ki:
"--Ben o söylediğim seyahate çıkıyorum, Allah'a ısmarladık!

"--Pekiyi, güle güle


Hans, Alman

Tabii haccı yapmış. Medine-i Münevvere'ye geldiği zaman, Efendimiz'in Türbe-i Saadetini ziyaret ederken, hatırına gelmiş patronu ve selâmı

"--Yâ Rasûl



Tabii ziyaretini tamamlıyor, sonra Türkiye'ye geliyor. Ve Türkiye'ye geldiği zaman, daha Almanya'ya gitmeden, --memleketine uğrayacak, akrabasını görecek, ondan sonra Almanya'ya gidecek-- Almanya'dan bir telefon geliyor, "Hans müslüman oldu!" diyorlar.
Tabii bu beni çok duygulandırdı, onu da duygulandırmış. Anlatırken o da duygulu olarak anlatmıştı.
Ben düşünüyorum, Hans niçin o anda müslüman oldu?

Peygamber Efendimiz'e salât ü selâm gönderdiği için, Peygamber Efendimiz de manevî bakımdan onun selâmını aldığından, "Sana da selâm olsun" diye Hans'a selâm edildiğinden Peygamber Efendimiz tarafından, o da selâmete eriyor, İslâm'a giriyor, böylece ebedî saadetin yolu kendisine açılmış oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder