25 Ekim 2017 Çarşamba

Kullar Arasında Hesabın Görülmesi-2

Kullar Arasında Hesabın Görülmesi-2

AMEL DEFTERLERİNİN DAĞITILMASI

Daha önceki sayfalarda okuyup öğrenmiştin. Kıyamet gününde insanlar üç gurup halinde olacaklardır. Bunlardan ilki Sabikun, ikincisi sağcılar ve üçüncüsü de solculardır.

Sabikun: Bunlar hiçbir hesaba çekilmeden doğrudan cennete girecek olanlardır. Bunlar için amellerinin mizanda tartılması söz konusu değildir. Bunlara ayrıca bir kitap da verilecek değildir.

Ashabı Yemin: Bunlar amel defterlerini sağ tarafların­dan alacak olanlardır.

Ashabı Şimal: Bunlar da sol taraflarından amel defterle­rini alacak olan kimselerdir. Kimin amel defteri sol tarafın­dan verilirse o kimse hüsrana uğrar, her şeyini kaybeder.

Şunu da bilmelisin ki, insanlar Allah’ın huzuruna çıkarılıp burada hesaba çekildikten sonra artık amel defterleri uçuş­maya başlayacaktır. Kimi defterini sağ taraflarından alırken kimisi de sol taraflarından alacaklardır. Nitekim Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Amellerin yazıldığı defter açıldığında,” (Tekvir, 81/10)

Yüce Allah yine buyuruyor: “Her insanın amelini veya kaderini boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin ye­ter.” (İsra, 17/13–14)

Herkes o gün kitabını alınca, ister daha önce dünyada iken okuması olsun, ister olmasın, kitabını okuyacaktır.

Kitabını okuması demek; o kimsenin dünyada iken yap­tığı iyilik veya kötülük adına ne varsa hepsini bilmesi ve ta­nıması demektir.
Senin de öğrendiğin gibi herkesin kendi derdi ve prob­lemiyle meşgul olduğu bir sırada, ailesi ve yakınları hiç aklına gelmediği bir anda hep kendilerini düşüneceklerdir. Çünkü dağıtılan amel defterlerinin hangi taraflarından verileceğini bilememektedirler. Bunun sıkıntısını yaşamaktadırlar. Def­terleri sağ taraflarından verilenler sevinip mutluluk duyarlar­ken, kurtuluşa erdiklerinin sevincini yaşarlarken, defterleri sol taraflarından verilecek olanlar ise, artık kesin olarak azap göreceklerini ve horlanacaklarını anlamış olacaklardır. Nite­kim Allah Teala buyuruyor ki:

Kitabı sağ tarafından verilen: Alın, kitabımı okuyun; doğ­rusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyor­dum, der. Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut ka­lacağı bir hayat içindedir.” (Hakka, 69/19-23)

İşte kitapları bu şekilde sağ taraflarından verilecek olan­lar bundan ötürü sevinecekler ve sevinçlerinden, işte benim kitabım! Alın, okuyun, diye sesleneceklerdir. Yani gelin de benim sevaplarımı ve amellerimi bir görün, diye adeta yılso­nunda sınıfını takdir ve başarıyla geçen bir öğrencinin sevinç ve mutluluğu ile koşup gelen ve ailesine mutlu haberi veren bir öğrenci gibi: “gelin benim okuldaki üstün başarımı bir görün hele!” dercesine davranacaktır. Gerçi o sevinç ve mutluluk hiçbir zaman okuldaki bir öğrencinin sevinç ve mutluluğu ile asla kıyaslanacak değildir.

Allah Teala buyuru­yor:
Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim! Keşke onunla (ölümle) her iş olup bitseydi! Malım bana hiç fayda sağlamadı; saltanatım da benden koptu, yok olup gitti. Onu yakalayın da, ellerini boynuna bağlayın; sonra alevli ateşe atın onu!” (Hakka, 69/25–31)

İşte kitabı sol taraflarından verilecek olanlar da böyle di­yeceklerdir. Kitaplarının hiç verilmemiş olduğunu temenni edecekler ve hatta ölümle her şeyin bitip sona ermiş olma­sını arzulayacaklar ama bu, mümkün değildir. Bu kimseler dönüp arkadaşlarına: “Ben dünyada iken güçlü idim, saygı değer biriydim ve varlıklıydım ama bunların hiçbirisinin bu­rada bir geçerliliği olmadı. Benim elimde kurtuluşum biçin ne bir kanıtım ne de bir mazeretim var. Aksine azap görmem kesindir ve o oraya gidecektir” diye konuşur. Bu kimse kita­bını görünce, içinde ne var ne yok diye okuyunca, bir de ne görsün büyük ve küçük hiçbir şey bırakılmamış tüm yaptık­ları orada sayılıp dökülmüştür. Her şey açık seçik ortadadır. Kaldı ki yüce Allah buyuruyor:

Kitap ortaya konmuştur: Suçluların, onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. ‘Vay halimize! derler, bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırak­maksızın yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş!’ Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” (Kehf, 18/49)

Allah Teala buyuruyor: “Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterlerinde) mevcuttur. Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır.” (Kamer, 54/52–53)

Yine rabbimiz buyuruyor: “Her insan topluluğunu ön­derleri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar.” (İsra, 17/71

Münafıklara gelince, bunlar defterlerini arkalarından ala­caklar. Çünkü münafıkların elleri arkalarına kelepçelenmiştir. Allah Teala şöyle buyuruyor:

Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok ol­mayı isteyecek, alevli ateşe girecek.”(İnşikak, 84/10–12)

Artık her insan kendi amel defterindeki durumunu öğ­rendikten, kurtulan ile hüsrana uğrayan meydana çıktıktan sonra sırat üzerinden geçme işlemi başlayacaktır. Bu sırada köprüden düşüp cehenneme girenler olacak, kurtulanlar da kurtulmuş olacaklardır.
Allah’tan dileğimiz bizleri de ve seni de –Sabikun sınıfın­dan olamasak bile bizleri de- lütuf ve keremiyle o kurtulan­lardan, defterlerini sağ tarafından alanlarından eylesin. Çünkü Allah ikram edenlerin ikramı en bol olanıdır.
 

 BU YAZI AŞAĞIDAKİ SİTEDEN ALINMIŞTIR:

http://www.islamdahayat.com/news.php?readmore=23

--


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder