27 Nisan 2017 Perşembe

Nefs mi zararlı, şeytan mı?

Nefs mi zararlı, şeytan mı?
 

Büyük İslam âlimlerinden Abdülhalık-ı Goncdüvani “kuddise sirruh” hazretlerine, bir gün bazı gençler;
- Efendim, bizim için nefs mi çok zararlıdır, yoksa şeytan mı? diye sordular.

Cevabında;
- Nefs-i emmareden hasıl olan kötülükler, insanın kendi hastalığıdır, buyurdu. Öldürücü zehirdir ve kullukla bağdaşmaz.

Ve ekledi:
- Dışardan gelen kötü istekler ise, şeytandan gelir ve ufak bir ilaç ile, kolayca giderilebilir.

Nitekim,
- Âyet-i kerimede mealen; (Şeytanın aldatması, elbette zayıftır) buyuruldu.

Ve altını çizdi:
- Bizim en büyük düşmanımız, nefsimizdir. Can düşmanımız, her zaman yanımızda bulunan bu azılı arkadaşımızdır.

Sordular:
- Ya şeytan efendim?
- Şeytan, dışarıdaki düşmanımızdır ve bu iç düşmanın yardımı ile bize saldırıyor. Onun yardımı ile bizi yaralıyor.

Ve özetledi:
- Velhasıl varlıklar içinde en cahil olanı, insanın nefsidir. Çünkü, hep kendine düşmanlık yapmakta, hep, kendini yok edici şeyleri istemektedir.

Şöyle bitirdi:
- Her isteği, Allahü teâlânın yasak ettiği şeylerdir. Her işi, sahibi olan ve bütün iyiliklerin sahibi bulunan Allahü teâlâya karşı gelmektir. Hep, kendi can düşmanı olan şeytana uymaktadır.

Hakiki tövbe nedir?
Bir gün de sordular:
- Hakiki tövbe nedir efendim?

Buyurdu ki:
- Tövbe, bir günahı işledikten sonra, pişman olup o günahı terk etmek ve bir daha yapmamaya kuvvetli karar vermektir.

- Dünyalık bir sebeple pişman olursa efendim?
- O zaman tövbe olmaz.

- Tövbe edince, günahlar muhakkak affolur mu efendim?
- Elbette. Şartlarına uyularak tövbe edilince, küfür ve günahlar muhakkak affolur. Bu hususta şüphe etmek caiz olmaz. Çünkü cenâb-ı Hak, tövbe eden kulunu af edeceğini vaad etmiştir. O, vaadinden dönmez.
 

 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder