28 Mayıs 2015 Perşembe

Canlılardaki Hikmetler: Köpekbalığının Gözündeki Hikmet

Canlılardaki Hikmetler: Köpekbalığının Gözündeki Hikmet

 
Canlılardaki Hikmetler: Köpekbalığının Gözündeki Hikmet

h.gultekin@meydangazetesi.com.tr
22 Mayıs 2015, 08:00

 

Beyaz köpekbalıkları avlarını gözleri ile takip ederek yakalarlar. Sıcak mercan kayalıklarında gezinirken bu canlılar için hiçbir sorun yoktur. Avlarını kolaylıkla görürler. Ancak serin okyanusların beyaz köpekbalıkları için bir sorun oluşturması gerekmektedir. Çünkü genel olarak soğuk su, kimyasal işlemleri yavaşlatıcı bir etkiye sahiptir. Dolayısıyla köpek balığının gözlerinin de soğuk okyanus sularında, hızla hareket eden avları takip etmede zorlanması gerekir. Oysa beyaz köpekbalıklarının gözleri kendileri gibi soğukkanlı değildir. Bu türde, vücut kaslarının ısısı doğrudan gözlere aktarılır. Bu sayede söz konusu canlılar, en hızlı hareket eden balıkları hatta fok balıklarını bile rahatlıkla yakalayabilirler. Bedeninde ısı tutamayan soğukkanlı bir canlının, kendi gözüne ısı iletmeyi başarmasında düşündürücü hikmetler vardır.
 
Köpekbalığında yaratılan bu sistem, bu canlının bulunduğu ortamı da ona göre özel bir donanımı da yaratan yüce Allah’ın eserlerinin ve kudretinin her yerde hâkim olduğunu bir kez daha göstermektedir. “Göklerde ve yerde İlah O’dur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü kendisinin olan (Allah) ne Yücedir. Kıyamet saatinin ilmi O’nun katındadır ve O’na döndürüleceksiniz.” (Zuhruf, 43/84-85)

İdareci Nasıl Olmalı?

 
Hz. Ömer (r.a), halife olduğu dönemde mühim bir vazife için bir kişi arıyor fakat bir türlü karar veremiyordu. Yanındakilerle istişare ederek:
 
- “Bana, Müslümanların çok mühim bir işine vazifelendireceğim bir kimse söyleyin” dedi.
Orada bulunanlar bir kişiyi tavsiye ettiler. Ancak o vazife ona göre değildi. Başka birisini tavsiye ettiler. Hz. Ömer (r.a.) onu da bu vazifeye layık görmedi. Hz. Ömer’e:
 
- “Öyle ise nasıl birisini istediğini söyle ki sana ona göre tavsiyede bulunalım” dediler.
O da aradığı şahsın özelliklerini şöyle sıraladı:
 
- “Başa geçtiği zaman Müslümanlardan herhangi biri imiş gibi hareket eden, başta olmadığı zaman da onların başkanları imiş gibi hizmete koşan birisi olmalı.”
 
Bunun üzerine etrafındakiler, “Bu vasıflara uygun bir kimse olarak Rebî’ bin Ziyâd’dan başkasını bilmiyoruz” dediler. Hz. Ömer: “İsabet ettiniz” dedi ve onu bu mühim vazifeye tayin etti.

Alâeddîn Konevî hazretleri, Peygamber Efendimize hürmet adına hangi hususları talebelerine şart koşmuştu?

1. Resûlullah’ın mübarek isimleri geçtikçe salât ve selâm getireceksiniz.
 
2. Resûlullah Efendimiz ziyaret edildiğinde kabr-i şerîfinin yanında sesinizi yükseltmeyeceksiniz
 
3. Resûlullah’ın haremi olan Medîne-i Münevvere’ye hürmette bulunacak, bilhassa orada günah işlemekten sakınacak ve Medîne ehline ikramda bulunacaksınız.
 
4. Resûlullah Efendimizin mübarek sözlerinden ve işlerinden bildirilen bir şeye, O’nun şanını hafife alacak bir şey ile mukabele etmeyeceksiniz. Mesela Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) falanca şeyi severdi denince, ‘ben onu sevmem’ demeyeceksiniz.
 
5. Kur’ân-ı Kerîm veya hadîs-i şerîf kitaplarının üzerine, başka herhangi bir kitap veya ev eşyası koymayacaksınız.
 
6. Allah Teâlâ’nın ism-i şerîfi veya Resûlullah Efendimizin mübarek isimlerinin bulunduğu bir kâğıdı atmayacaksınız. Bunları temiz bir beze sardıktan sonra çiğnenmeyecek yerde toprağa gömeceksiniz veya yakacaksınız.
 
 
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder